| Anlatı | Seçme Şiirleri | Tiyatro | Spor | Çeviriler | Albüm | Çeşitli | Günce | Anı | Deneme | Konularına göre derlenen denemeler | Yaşamöyküsü | Mektup derlemeleri | Yaşamı, sanatı, yapıtları dizisi | Antoloji |

Çeşitli / KİTAP ELEŞTİRİLERİ

Kitap Eleştirileri'nden bir yazı :

KAPLAN'IN ŞİİR ÇÖZÜMLEMELERİ

   Profesör Dr. Mehmet Kaplan'ın yeni bir kitabı çıktı : Cumhuriyet Devri Türk Şiiri. Cumhuriyetin 50. yıldönümünü kutlama programı içinde Başbakanlık Kültür Müsteşarlığı'nca yayımlanmış. Yazarın daha önce Şiir Tahlilleri II adıyla çıkardığı kitabın genişletilmiş ikinci basımı.
   Ülkü Tamer'e ayırdığı bölümde, insanı şaşkınlıktan şaşkınlığa düşüren çözümlemeler yaparken, Mehmet Kaplan'ın durup, "Acaba ilmî araştırmanın dışına mı çıkmış" oluyorum? (s.547) diye kaygılandığını görmesem bu kitaptan söz etmezdim. Çünkü benim yazılarım Mehmet Kaplan'ın düştüğü yanılgıları göremeyecek kimselere ulaşmıyor. Politik inançları bilim adamlığını ezmiş görünen yazara ise eleştirinin ne yararı olur! Ama araya böyle bir kaygı girince iş değişiyor.
   Cumhuriyet Devri Türk Şiiri iyi araştırmamış olmaktan doğan yanlışlara dayalı atak, bilimsellikten uzak yorumlarla dolu bir kitap. Çağdaş edebiyatımızı günü gününe izlemediği anlaşılan yazar, sonradan dönüp bakmak isteyince, yararlanılabilecek fazla bir eleştirel yayın bulamadığı için, bağışlanmaz yanılgılara düşmüş. Yüzeyden bilgilere dayanarak yaptığı ruhbilimsel çözümlemeler ise insanı düşündürmekten çok, gülümsetiyor. En kötüsü de, Mehmet Kaplan'ı iyice sarmış görünen, kitabı baştan sona ören yarı aydın politikacılığı. Yazarı kaygılandıran Ülkü Tamer çözümlemesine geçmeden önce, kısaca, bir iki örnekle, bu konuya değinmek istiyorum.
   Mehmet Kaplan'a göre, "Zenginler ve fakirler arasındaki tezat, Marksist edebiyatın başlıca temlerinden birisidir. Esas doktrinleri itibarıyle Marksist olan toplumsal gerçekçiler bu konuyu tekrar tekrar ve bin bir şekilde işlemişlerdir." (s.192) Bu böyle olduğuna göre de, diyelim Behçet Necatigil, "zenginler ve fakirler arasındaki tezat"ın "ifade" edilişine, "şahsî ve orijinal bir şekil vermesini" bilen (s.192) Behçet Necatigil, Marx'çıdır. Yazar bunu açık açık söylüyor :
   "Marksist bir dünya görüşüne sahip olan (...) Behçet Necatigil." (s.346)
   Nasıl varmış bu yargıya? Tıpatıp Orhan Veli'nin ünlü şiirindeki mantıkla : "Zenginlerle yoksullardan söz ediyorsun, demek ki sen Marx'çısın!"
   Oysa, "ilmî araştırmanın dışına" düşmeyen bilim adamlarına göre, her solcu, her sosyalist, hatta her komünist ille Marx'çı olmaz.
   Bizim ülkemizde bugün yaşayan sanatçıların çoğu, özledikleri yaşama düzenini geçmişte değil, gelecekte arayan kimselerdir. Yani sağcı değil, solcudurlar. Sosyalist olduklarını söylerler. Ama bu genel tanımın ötesine geçilirse, kiminin sosyal demokrat, kiminin Osmanlıcı sosyalist, kiminin Kemalist sosyalist, kiminin parlamentocu sosyalist, kiminin anarşist sosyalist, kiminin hümanist sosyalist, kiminin de ütopyacı sosyalist vb. olduğu görülür. Sosyalizmi özleyen, ama sosyalizme nasıl varılacağını hiç düşünmemiş olanlar bile vardır aralarında. Bilimsel sosyalizme, Marx'çılığa inanan, yazdıklarını bu dünya görüşüne yaslayanlar azdır.
   Behçet Necatigil'e solcu denmesini, sosyalist denmesini yadırgamaz kimse; ama Marx'çı denirse, bu sözü edenin Marx'çılığı da, Behçet Necatigil'i de bilmediğini, Orhan Veli'nin şiirindeki yarı aydın mantığıyla "ilmî araştırma" yapmaya kalktığını düşünmekten başka bir şey kalmaz geriye.
   Mehmet Kaplan, başta da söylediğim gibi, çağdaş edebiyatımızı günü gününe izlemediğinden olacak, pek çok şeyi bilmiyor. Ona sorarsanız, Attilâ İlhan da "sosyal görüşü bakımından marksisttir." (s.223) "Toplumsal gerçekçiliğin Türkiye'de en tanınmış temsilcilerinden biri"dir. (s.222) "Toplumsal gerçekçilik", yani Marx'çı yazarların uyguladıkları "sosyalist realizm". Oysa Attilâ İlhan sanat anlayışını uzun yazılarla anlatmış, Mustafa Kemal'ci, "millî, milliyetçi" bir "sosyal realizm"i önermiştir. Onun savunduğu "sosyal realizm" başka, "sosyalist realizm" başkadır. Anlaşılan, Mehmet Kaplan okumamış Attilâ İlhan'ın yazılarını. Hangi Sol adlı kitabını da okumamış. Şu sözlerle biter o kitabın ana yazısı :

   "Ben, 1950'den beri bunu bilirim bunu söylerim, sosyalizm ya insancı ve özgürlükçü olacaktır...
   "Ya da olmayacaktır!" (s.79)

Devamı